What is Varicocele Disease?

What is Varicocele Disease?

Testis toplardamarlarının genişlemesidir. varicocele disease genellikle sol testiste görülür. Erkeklerde kısırlığa neden olabilir. Skrotumda ağrı ve şişlik yapar. Damarlar belirginleşir. Ayakta durmakla şikayet artar. Genellikle ergenlikte başlar. Fizik muayene ile tanı konur. Gerekirse ultrason yapılır. Tedavi cerrahi olabilir. Ameliyatla geniş damarlar bağlanır. Erken tanı önemlidir.

What are the Symptoms of Varicocele Disease?

What is Varicocele Disease?

Testislerde künt, sızlayıcı ya da zonklayıcı tarzda ağrı hissedilebilir. Bu ağrı genellikle gün içinde artar, ayakta durmak ya da fiziksel aktiviteyle daha da belirgin hale gelir. Uzun süre oturmak veya ayakta kalmak ağrıyı tetikleyebilir. Dinlenince veya yatar pozisyona geçince genellikle azalır. Skrotumda (testis torbası) fark edilen bir şişlik olabilir. Bazen elle muayene edildiğinde, testisin üst kısmında “solucan yumağı” hissi veren genişlemiş damarlar fark edilir. Bu durum genellikle ileri evre varikoselde ortaya çıkar. Etkilenen testiste küçülme ya da hacim kaybı görülebilir. Bu durum, genişlemiş damarların testisin beslenmesini olumsuz etkilemesiyle ortaya çıkar.

Testis dokusu yeterince oksijen ve besin alamazsa küçülmeye başlar. Varikosel hastalığı, sperm sayısı ve kalitesini olumsuz etkileyebilir. Testislerdeki damar genişlemesi, ısı artışına neden olur ve bu da sperm üretimini bozar. Hiçbir belirti vermeyen birçok erkekte, çocuk sahibi olamama şikâyetiyle yapılan değerlendirmelerde varikosel tespit edilir. Bazı erkekler testis bölgesinde özellikle uzun süre ayakta durduktan sonra ağırlık hissi tanımlar. Bu durum testiste baskı ve rahatsızlık olarak hissedilir ve günlük yaşam kalitesini düşürebilir. Varikosel olan testis ile diğer testis arasında boyut ya da duruş farkı olabilir. Bu fark ayna karşısında veya elle yapılan muayenede fark edilebilir. Skrotumda sarkıklık da gözlemlenebilir. Varikosel birçok erkekte hiçbir belirti vermez. Sessiz seyredebilir. Başka bir sebeple yapılan ürolojik muayenelerde veya çocuk sahibi olamama durumlarında tesadüfen tespit edilir.

Varikosel Hastalığı Neden Olur?

Testislerdeki toplardamarlarda (venlerde) yer alan kapakçıklar, kanın geriye kaçmasını önler. Bu kapakçıklar doğuştan zayıf ya da işlevsiz olduğunda, kan geri akar ve damarlar genişler. Bu durum varikosele yol açar. Uzun süre ayakta kalmak, ağır kaldırmak ya da kronik kabızlık gibi nedenlerle karın içi basınç artabilir. Bu basınç, testislerden kalbe doğru dönen kanın akışını zorlaştırır ve damarların genişlemesine neden olur. Sol testis toplardamarı, sağdakine göre daha uzun bir yol izler ve böbrek venine dik açıyla bağlanır. Bu yapı, kanın geriye kaçma riskini artırır. Bu nedenle varicocele disease daha çok sol testiste görülür. Aile bireylerinde varikosel öyküsü olan kişilerde bu hastalık daha sık görülebilir. Genetik olarak damar duvarlarının zayıf olması, toplardamar kapakçıklarının işlevsiz olması gibi durumlar hastalığın gelişmesine zemin hazırlar.

Bazı mesleklerde ya da günlük yaşamda uzun süre ayakta kalmak veya hareketsiz oturmak, bacaklardaki ve kasıklardaki dolaşımı etkiler. Bu da testis toplardamarlarında kan birikmesine neden olabilir. Nadiren de olsa böbreklerde ya da karın bölgesinde gelişen bir tümör, testis damarlarına baskı yaparak kan akışını engelleyebilir. Bu baskı, varikosele yol açabilir. Genellikle ileri yaşta görülür. Nadiren, vücutta damar tonusunu etkileyen hormonal bozukluklar da damar genişlemesine neden olabilir. Bu tür durumlar varikosel oluşumunu tetikleyebilir. varicocele disease genellikle testis damarlarındaki kanın düzgün akmaması sonucu gelişir. Doğuştan gelen damar yapısı farklılıkları, yaşam tarzı faktörleri ve bazı nadir hastalıklar varikosele neden olabilir. Özellikle sol testiste sık görülmesi anatomik farklılıklara bağlıdır. Şikayet varsa bir üroloji uzmanına başvurmak gerekir.

What are the Treatment Methods for Varicocele Disease?

What is Varicocele Disease?

Herhangi bir belirti vermiyorsa, çocuk sahibi olma planı yoksa ve hastada ağrı ya da testis küçülmesi gözlenmiyorsa, tedaviye gerek kalmayabilir. Bu durumda hastalar düzenli aralıklarla takip edilir. Testis hacmi ve sperm kalitesi kontrol edilir. Hastaya bol iç çamaşırı giymesi ve ağır kaldırmaktan kaçınması önerilir. Bazı hastalarda hafif ağrı ya da rahatsızlık hissi olabilir. Bu durumda ağrıyı azaltmak için antiinflamatuar (iltihap önleyici) ilaçlar reçete edilebilir.

Ek olarak testis torbasını destekleyen özel iç çamaşırları ya da sporcu külotları da ağrıyı hafifletmede yardımcı olabilir. Mikrocerrahi varikoselektomi, en sık tercih edilen cerrahi yöntemlerden biridir. Mikroskop yardımıyla yapılan bu ameliyatta, genişlemiş damarlar bağlanır ve normal kan akışı yeniden sağlanır. Bu yöntemle sinir, lenf ve atardamar yapıları korunarak komplikasyon riski azaltılır. Genellikle kasık bölgesinden küçük bir kesi ile yapılır. Ameliyat sonrası iyileşme süresi kısadır ve başarı oranı oldukça yüksektir. Laparoskopik varikoselektomi, kapalı cerrahi yöntemlerden biridir.

Karın bölgesinden birkaç küçük delik açılarak kamera ve cerrahi aletlerle damarlar bağlanır. Genellikle iki taraflı (bilateral) varikosel vakalarında tercih edilir. İyileşme süresi kısa olsa da mikrocerrahiye göre komplikasyon riski biraz daha yüksek olabilir. Perkütan embolizasyon, cerrahiye alternatif olarak uygulanan minimal invaziv bir işlemdir. Kasık bölgesindeki damardan girilerek genişlemiş damarlar içeriden tıkanır. Bu tıkanıklık sayesinde varikosel damarı devre dışı bırakılır. Hastanede yatış gerekmez ve genellikle aynı gün taburcu olunur.

Ancak bu yöntem her hasta için uygun olmayabilir. Cerrahi dışı destekleyici tedaviler de vardır. Ancak bunlar tıbbi tedavinin yerini tutmaz. Antioksidan takviyeler (örneğin C vitamini, çinko, selenyum) sperm kalitesini artırmak için kullanılabilir. Ancak bu takviyelerin tek başına varikoseli ortadan kaldırmayacağı unutulmamalıdır. varicocele disease tedavisinde en uygun yöntemi belirlemek için hastanın genel durumu, şikayetleri ve çocuk sahibi olma isteği dikkate alınmalıdır. Mikrocerrahi yöntem genellikle en etkili ve düşük komplikasyonlu tedavi olarak öne çıkar. Cerrahi dışı seçenekler ise hafif vakalarda ya da ağrı kontrolü için tercih edilebilir.